-->

4 Haziran 2017 Pazar

Her Gün Okunması Gereken Dualar

Sabahleyin Uykudan Kalkınca Okunacak Dua:


Okunuşu: "Elhamdulillahillezi ehyana ba'de ma ematena ve ileyhi'n- nüşur."
Anlamı: "Bizi öldürdükten sonra dirilten (uyuduktan sonra uyandıran) Allah'a hamdolsun. (kıyamette) O'nun huzurunda toplanılacaktır."  (Buhari: 11/96)

Her Sabah Okunacak Dua:

Okunuşu: "Allahümme bike asbahna ve bike emseyna ve bike nehya ve bike nemutu ve ileykennuşur."
Anlamı: "Allahım! Senin yardımınla sabaha girdik, senin yardımınla akşama kavuştuk, senin yardımınla diriliyor ve senin kudretinle ölüyoruz ve (kıyamette) varış sanadır."  (Ebu Davud: 5067)

Her Akşam Okunacak Dua:


Okunuşu: "Allahumme bike emseyna ve bike esbahna ve bike nahya ve bike nemutu ve ileykel masir."
Anlamı: "Allahım! Senin yardımınla akşama girdik, senin yardımınla sabaha kavuştuk, senin yardımınla diriliyor ve senin kudretinle ölüyoruz ve dönüş yalnız sanadır."  (İbn Mace, Dua: 14)

Şirkten Korunmak İçin (Sabah-Akşam) Okunacak Dua:

Okunuşu: "Allahumme inni euzu bike min en uşrike bike şey'en ve ene a'lemu ve estağfiruke lima la a'lemu inneke ente allamulğuyubi."
Anlamı: "Allahım! Şüphesiz ben bilerek herhangi bir şeyi şirk koşmak (eş ve ortak tanımak) tan sana sığınırım.Bilmeyerek işlemiş olduğum(şirk ve hatalarım) ın senden bağışlanmasını dilerim. Şüphesiz ki bütün gaybları (gizli şeyleri) ancak sen bilirsin."  (et-terğıb ve et-terhib: 1/76)

15 Nisan 2017 Cumartesi

Namaz Surelerinin Anlamları


Ayet-el Kursi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاو ;َاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ﴿٢٥٥
Okunuşu: Allâhu lâ ilâhe illâ huve-lhayyu-l kayyûm(u) lâ te/ḣużuhu sinetun velâ nevm(un) lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fi-l-ard(i) men że-lleżî yeşfe’u ‘indehu illâ bi-iżnih(i) ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehum velâ yuhîtûne bişey-in min ‘ilmihi illâ bimâ şâ(e) vesi’a kursiyyuhu-ssemâvâti vel-ard(a) velâ yeûduhu hifzuhumâ vehuve-l’aliyyu-l’azîm(u)
Anlamı: O’ndan başka ilah olmayan Allah, hay ve kayyumdur (ezel ve ebedidir). O’nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerlerde olan şeyler O’nundur. İzni olmaksızın O’nun yanında şefaat eden yoktur. Halkın önünde ve arkasında olanı (istikbal ve maziyi) bilir. İnsanlar O’nun ilminden, O’nun isteğinden başkasını ihata edemezler. Kürsisi semaları ve yeri içine alır. Onların hıfzı O’nu (Cenab-ı Ecelli Ala’yı) yormaz. O, pek yüksek ve büyüktür.
Fatiha Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
١﴾ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ ﴿٣﴾ مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ ﴿٤﴾ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ ﴿٥﴾ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ ﴿٦﴾ صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ ﴿٧
Okunuşu: Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Anlamı: Hamd, âlemlerin Rabbi, merhametli olan, merhamet eden ve Din Günü’nün sahibi olan Allah’a mahsustur. (Allahım!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir.
Fil Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ ﴿١﴾ اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ ﴿٢﴾ وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ ﴿٣﴾ تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ ﴿٤﴾ فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ ﴿٥
Okunuşu: Elem tera keyfe fe’ale rabbuke biashâbilfîl. Elem yec’al keydehum fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece’alehum ke’asfin me’kûl.
Anlamı: (Ey Muhammed! Kâbe’yi yıkmaya gelen) Fil sahiblerine Rabbinin ne ettiğini görmedin mi? Onların düzenlerini boşa çıkarmadı mı? Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi. Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı.
Kurayş Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ ﴿١﴾ ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ ﴿٢﴾ فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ ﴿٣﴾ اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ ﴿٤
Okunuşu: Li’î lâfi Kurayş’in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf. Felya’budû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et’amehum min cû’in ve âmenehum min havf.
Anlamı: Kureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır. Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Kâbe’nin Rabbine kulluk etsinler.
Mâun Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ ﴿١﴾ فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ ﴿٢﴾ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ﴿٣﴾ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ ﴿٥﴾اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ ﴿٦﴾ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧
Okunuşu: Era’eytellezî yukezzibu biddîn. Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm. Ve lâ yehuddu alâ ta’âmilmiskîn. Feveylun lilmusallîn. Ellezîne hum an salâtihim sâhûn. Ellezîne hum yurâûne. Ve yemne’ûnelmâ’ûn.
Anlamı: (Ey Muhammed!) Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur. Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan gâfildirler. Onlar gösteriş yaparlar. Onlar basit şeyleri (ödünç) dahi vermezler.
Kevser Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْـكَوْثَرَۜ ﴿١﴾ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ ﴿٢﴾ اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ ﴿٣
Okunuşu: İnnâ a’taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke huvel’ebter.
Anlamı: (Ey Muhammed!) Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı, sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.
Kâfirûn Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْـكَافِرُونَۙ ﴿١﴾ لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ ﴿٢﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ ﴿٣﴾ وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ ﴿٤﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ ﴿٥﴾ لَـكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ ﴿٦
Okunuşu: Kul yâ eyyuhel kâfirûn. Lâ a’budu mâ ta’budûn. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. Ve lâ ene âbidun mâ abedtum. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. Lekum dînukum veliye dîn.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: Ey inkârcılar! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma da sizler tapmazsınız. Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim. Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır.
Nasr Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ ﴿١﴾ وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجاًۙ ﴿٢﴾ فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّاباً ﴿٣
Okunuşu: İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse yedhulûne fî dinillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh. İnnehû kâne tevvâbâ.
Anlamı: (Ey Muhammed!) Allah’ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah’ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O’ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.
Tebbet Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ ﴿١﴾ مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ ﴿٢﴾ سَيَصْلٰى نَاراً ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿٣﴾وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿٤﴾ ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ ﴿٥
Okunuşu: Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhu mâluhû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetuhû hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablun min mesed.
Anlamı: Ebû Leheb’in elleri kurusun; kurudu da! Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi. Alevli ateşe yaslanacaktır. Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır.
İhlas Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ﴿١﴾ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ﴿٢﴾ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ﴿٣﴾ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً اَحَدٌ ﴿٤
Okunuşu: Kul hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: O Allah bir tektir. Allah her şeyden müstağni ve her şey O’na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O’na denk değildir.
Felak Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ﴿١﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ﴿٢﴾ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ﴿٣﴾ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ﴿٤﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ ﴿٥
Okunuşu: Kul e’ûzu birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.
Nâs Sûresi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِۙ ﴿٢﴾ اِلٰهِ النَّاسِۙ ﴿٣﴾ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦
Okunuşu: Kul e’ûzu birabbinnâsi. Melikinnâsi. İlâhinnâs. Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yuvesvisu fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların ilahı, insanların hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah’a sığınırım.

Sıkıntıdan Kurtulmanın Yolları


Hz. İbrahim a.s. ateşe atılmak için mancınığa konulduğu zaman Cibril aleyhisselam:
Bana ihtiyacın var mı” diye sordu. Hz. İbrahim a.s. O’na şöyle dedi;
Sana hayır, ama alemlerin Rabbine evet!”
Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr”
(“Allah Teala, bize yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.”)
dedi de o yakıcı ateş kendisine “soğuk ve selametli” oldu.
Hz. Musa a.s. önünde deniz, arkasında düşmanı olduğu sırada:
Hayır!.. Muhakkak ki Rabbim benimledir; bana doğru yolu hidayet edecektir”. (Şuara 62) diyerek Rabbine sığındı da O’nun izniyle düşmanından kurtuldu.
“Onlar ki, bazı kimseler kendilerine: “İnsanlar size karşı toplandılar, onlardan korkun” dediklerinde bu onların imanlarını artırdı ve: “Allah bize yeter o ne güzel vekildir” dediler.” (Ali İmrân, 3/173)
Sıkıntıda mı kaldın, derdin mi var o halde sen de hakkıyla koruyan, çok esirgeyen, her şeye kadir, rahmet edenlerin en merhametlisi olan Rabbül Alemine sığın ve
Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr” zikrini dilinden düşürme.
Gözümüzün Nuru Namaz
Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile yardım isteyin” (2/153)
Sabır ve namaz, kurtuluşa ve huzura ermenin iki anahtarı.
Sıkıntıları, hüzünleri bertaraf etmenin en etkili ilaçları…
Allah Resulünün sıkıntılı, kederli olduğu anlarda gönlünü ferahlatmak için namaza durduğu rivayet edilir. Bedir’de savaşın en çetin anında güzide sahabeleri ile namaza yönelmeleri gibi.
Gönlünün daraldığı, kendini gergin hissettiğin zamanlarda Allah rızası için iki rekat namaz kılmayı bir dene. Göreceksin kendini çok daha iyi hissedeceksin.
Huzur içinde ve erkânına riâyet edilerek kılınan bir namazın mü’minde hasıl edeceği haz ve huzuru, ona başka hiç bir mazhariyet kazandıramaz. Yeter ki insan, bu mazhariyetin şuurunda olabilsin ve namazın kıymet ve değerini idrâk etsin!…
Duaların En İtibarlısı;
Salatü Selam
Peygamber Efendimize Selatü Selam, gönlü ferahlatmanın, hüznü gidermenin bir diğer yolu. Çünkü Allah Resulünün bu konuda vaadi var.
-Übey bin Ka’b r.a. anlatıyor: Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellem gecenin dörtte biri gidince kalkar ve:
”-Ey insanlar! Allah’ı zikrediniz, Allah’ı zikrediniz. Kıyametin kopması yaklaştı, birinci nefha (Sûr’a üfürüş) geldi. Onu ikinci nefha takip eder. Ölüm bütün şiddetiyle geldi, ölüm bütün şiddetiyle geldi,” derdi. Ben:
”-Ya Rasûlallah! Ben çok duâ ediyorum. Ne kadar zamanımı sana salât getirmeye ayırayım?” dedim.
”-Dilediğin kadarını,” buyurdu.
”-Dörtte birini?” dedim.
”-Dilediğin kadarını; çoğaltsan senin için daha hayırlı olur,” buyurdu.
”-Üçte ikisini?” dedim.
”-Dilediğin kadarını; çoğaltırsan senin için daha hayırlı olur,” buyurdu.
”-Yarısını?” dedim.
”-Dilediğin kadarını; çoğaltırsan senin için daha hayırlı olur,” buyurdu.
”-Duâmın tamamını sana salavât getirmeye tahsis edeyim mi?” dedim. Rasulullah sallallâhü aleyhi ve sellem :
”-O vakit dertlerin, sıkıntıların, giderilir, günâhın bağışlanır.” buyurdular.

2 Ocak 2017 Pazartesi

Cenabet Gezmek Haram Mı?

Cünüp (cenabet) gezmek, dolaşmak haram mı?
Cünüp gezmek,dolaşmak seni dinden çıkarmaz, kafir yapmaz. Fakat caiz değildir. Neden? Çünkü cünüpken namaz kılamazsın, birçok ibadetleri yapamazsın! Böylece cünüp durmak yani gusul abdesti almadan dolaşmak seni harama yöneltmiştir. Namazını aksatmıştır. Cenabet olmuşsan ve müslümansan en kısa zamanda gusül abdesti alman gerekir. Burada ölçü iki namaz arasındaki vakittir. Yani bu süre içinde gusül abdesini almış olmak gerekir. Burada yanlış anlaşılma olmaması açısından belirtelim ki; Cünüp olmak, cenabet olmak, rüyada ihtilam olmak günah değildir. Ayıp da değildir. Bunlar fıtri olaylardır. Yani Allah c.c yaratılışda insanlara bu hazları ikram etmiştir.
Nikahlı eşiyle birlikte olan veya gece rüyasında ihtilam olan için utanılacak veya günah sayılacak hiç bir durum yoktur. Önemli olan, zamanını geçirmeden gusul abdestini almaktır.
cünüp olarak yemek-içmek harammı dır?
Hayır haram değildir. Elini ve ağzını yıkadıktan sonra yersin, içersin. Nereye kadar yiyp içebilirsin? tabi ki namaz vaktine kadar. Namaz vaktinden önce gusul abdestini almış olman gerekir.
cünüp olarak uyumak harammı dır?
Hayır cünüp olarak uyumak haram değildir. Uyuyabilirsin! Ne zamana kadar? Yukarıda da belirttiğimiz gibi namaz vaktini geçirmeyecek şekilde.
cünüp olarak normal günlük işlerimi yapabilirmiyim?
Yapabilirsin. Tabi namaz vaktini geçirmemek şartıyla.
Cuma Cünüp Gezmek veya cünüp olmak Gunah mı?
Cuma günü cünüplük ile diğer günlerdeki cünüplük arasında bir fark yoktur. Cünüplük konusundaki kurallar kaideler hergün için aynıdır! Cuma gününün islamda neden farklı olduğunu öğrenmek için Tıkla
Hiç gusül abdesti almasam, hep cünüp olarak gezsem, dolaşsam ne olur?
Amman ha kardeşim, bu sadece meraktan sorulmuş bir soru olsun. Sakın ola ki bir müslüman olarak gusülü terketmeyi düşünme! Hayatının hatasını yaparsın?
Guslü terk eden dinden çıkmazsa da büyük günah işlemiş olur. Gusülsüz gezen namaz kılamaz. Namaz kılmamak insanı küfre sürükleyen büyük günahlardandır. Böyle bir kimsenin de imanını kaybetmesi çok kolay olur. Onun için guslü geciktirmemelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ buyuruyor ki: Şu üç şeye devam eden gerçek dostumdur. Bunları terk eden de gerçek düşmanımdır. Bu üç şey namaz oruç ve cünüplükten gusüldür.) [Beyheki]
Evet kardeşim cünüplük (cenabetlik) konusunu kısaca özetleyelim;
Cünüplük (cenabet olmak) ayıp ve günah değildir. Cünüp olan kişi de pis değildir. Cünüpken, yiyip içebilir, oturup kalkabilir, günlük işlerini yapabilir, uyuyabilirsin! Fakat müslüman olarak bazı kurallara uymak ve çizgileri aşmamak durumundayız? Temizlik imandan gelir ve müslüman her zaman temiz olmalıdır. Cünüp olarak dolaşıp durmanın, uyuyup kalkmanın, yiyip içmenin kimseye faydası yok. İmkanın varsa hiç erteleme gusul almayı. Bir an önce hem maddi olarak hem manevi olarak temizlen. Unutma ki gusül abdesti almadan namaz vaktini geçirmiş olmak, harama bulaşmana sebep olacaktır!
Burada özelliklle gençlerin bazı sıkıntıları olabiliyor! Öncelikle gençler, kendi kendilerini tatmin etme olayından yani istimna dan uzak durmaya, bu eylemi alışkanlık haline getirmemeye çalışsınlar. Bunun yolu zaten islamda var. Harama bakmadığın zaman ve düşüncelerini başka taraflara yönlendirdiğin zaman kendine bir çeşit kontrol ve fren mekanizması oluşturmuş olursun.
Harama bakmamak mümkün mü? veya ben bakmasamda, haram görüntüler kendi gelip gözümün içine giriyor yada başımı nereye çevirsem haramla karşılaşıyorum deme kardeşim. Evet bunlar doğrudur. Fakat adam parasını malını açıkta bıraktı diye gidip onu çalmakla, edepsiz avratlar orasını burasını teşhir etti diye onlara bakmak aynı şeyler değilmi dir? Hatun bilgisiz, cahil her tarafını teşhir ediyor. Onunla aynı seviyeye inme!, ona bakıp da kendisini birşey zannetmesine sebep olma!
Evet konumuza geri dönersek, cenabet olmuşsak en kısa zamanda gusul abdesti alıp temizleniyoruz. Sebepsiz yere gusulü erteleyip, cenabet olarak dolaşmıyoruz. Gençler abeveynlerinden çekinip de cenabet olarak dolaşmasınlar. Gir banyoya al gusul abdestini. Sen ayıp veya utanılacak birşey yapmıyorsun. Gusul abdesti almak ayıp değildir. O nedenle hiç kimseden çekinme kardeşim.